bıçakla adam yaralamanın cezası 2015

38 Anılan karara karşı başvurucuların yaptığı itiraz, Erciş Sulh Ceza Hâkimliğinin 24/4/2015 tarihli kararıyla reddedilmiştir. 39. 8/5/2015 tarihinde başvuruculara tebliğ edilen karara karşı 5/6/2015 tarihinde yapılan bireysel başvuruda süre aşımı bulunmamaktadır. IV. İLGİLİ HUKUK. A. Ulusal Hukuk Bursa'da, Kırcılar Mesleki ve Anadolu Teknik Lisesi'nde dün bir öğrencinin iki müdür yardımcısını bıçakla yaralaması, eğitimciler tarafından protesto edildi. TCK MADDE 86 Yabancı Dil Çevirileri. İngilizce Çeviri. 1) Any person who intentionally causes another person pysical pain or who impairs person's health, or ability to perceive, shall be sentenced to a penalty of imprisonment for a term of one to three years. 2) Where the effect of an intentional injury upon a person is minor and can be Suçunbasit halde işlenmesi halinde failin, 3 aydan 1 yıla hapis cezası istemi ile Asliye Ceza Mahkemesi’nde yargılanacağını anlamaktayız. Madde 89/2 fıkrası ve a-b-c-d-e-f bentleri ile Madde 89/3 fıkrası ve a-b-c-d-e bentleri ise Taksirle Yaralama Suçu nun nitelikli hallerini oluşturmaktadır. VÜCUT DOKUNULMAZLIĞINA KARŞI SUÇLAR – KASTEN YARALAMA SUÇU. 18 Ekim 2019 Ceza Hukuku. Bu yazımızda, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (“TCK”) İkinci Kısım/İkinci Bölüm’ünde yer alan ve 86 ila 93. maddeleri arasında düzenlenen suçlardan bahsedeceğiz. Kanun’un bu kısmında yer verilen aşağıdaki suçlarda Site De Rencontre Français Gratuit 2014. Kasten öldürmeye teşebbüs, fail tarafından insan hayatına kasten son vermeye elverişli bir hareket icra edilmesine rağmen ölüm sonucunun gerçekleşmemesi halinde söz konusu olur. Kasten öldürme suçu, neticesi hareketten ayrılabilen ve bu nedenle teşebbüse elverişli bir suç tipidir. İnsan hayatına son vermeye yönelen eylem nedeniyle mağdur öldüğü takdirde fail kasten öldürme suçu nedeniyle cezalandırılmaktadır. Öldürme kastıyla hareket edilmesine rağmen mağdurun yaşaması halinde ise fail, kasten öldürme suçuna teşebbüs hükümleri çerçevesinde cezalandırılmaktadır. Örneğin, öldürme kastıyla hareket ederek silahla veya bıçakla mağdura darbe vuran fail mağdurun ölümüne yol açmamışsa TCK veya TCK ve TCK göre kasten öldürmeye teşebbüs hükümleri gereği cezalandırılacaktır. Uygulamada, fail tarafından işlenen fiilin “kasten yaralama suçu” mu yoksa “kasten insan öldürmeye teşebbüs” mü olduğu konusunda mahkeme kararlarına yansıyan oldukça ciddi tartışmalar yaşanmaktadır. Kasten yaralama suçu ile kasten öldürmeye teşebbüs suçu arasındaki ayırıcı temel nokta her bir suçun manevi unsurunun, yani kastın farklılığıdır. Kasten yaralama suçunda daha hafif sonuç darp ve yaralama istenilmiş olup daha ağır sonuç ölüm fail tarafından istenilmiş değildir. Fail, daha ağır sonucun, yani ölümün, gerçekleşmesini istediği takdirde, kastının insan öldürmeye yönelik olduğu kabul edilir ve fail kasten öldürme suçuna teşebbüs nedeniyle cezalandırılır. Ceza hukukunda suça teşebbüs, işlenmesi amaçlanan bir suçun kanunda yazılı icra hareketlerine başladıktan sonra failin iradesi dışındaki sebeplerle suçun tamamlanamamasıdır TCK Kasten öldürmeye teşebbüs iki şekilde meydana gelir Fail, icra hareketlerine başlamış, ancak elinde olmayan nedenlerle icra hareketleri yarıda kalmış ise kasten öldürme suçuna teşebbüs edilmiş olur. Fail, icra hareketlerini tamamlamasına rağmen failin iradesi dışındaki engel bir sebepten neticenin meydana gelmemesi halinde de kasten öldürmeye teşebbüs edilmiş olur. Kasten öldürme suçuna teşebbüsün cezası; suça teşebbüs hükümlerini düzenleyen TCK ile insan öldürme suçunu düzenleyen TCK basit öldürme veya TCK nitelikli öldürme hükümlerinin birlikte uygulanmasıyla hesaplanmaktadır. Kasten Öldürmeye Teşebbüsün Unsurları Nelerdir? Kasten öldürmeye teşebbüsün en önemli ve ayırıcı unsuru failin kastıdır. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, kast, suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olup failin iç dünyasını ilgilendirmektedir. Failin kastı, büyük ölçüde icra ettiği eylemin özelliklerine göre belirlenmektedir. Kasten öldürmeye teşebbüs şartlarının oluşup oluşmadığı veya failin kastının öldürmeye mi yoksa yaralamaya mı yönelik olduğu, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak somut olayın özelliğine göre hakim tarafından tespit edilmelidir. Yargıtay’a göre kasten öldürmeye teşebbüsün varolup olmadığı şu kriterler dikkate alınarak belirlenir Taraflar arasında husumet bulunup bulunmadığı, Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli bulunup bulunmadığı, Mağdurdaki darbe sayısı ve şiddeti, Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı Failin mağdura dönük fiiline kendiliğinden mi, yoksa kendisi dışındaki engel bir sebepten dolayı mı son verdiği, Failin olay sonrası mağdura yönelik davranışları. Yargıtay tarafından belirlenen kıstaslar sınırlayıcı olmayıp her somut olayda kıstaslar yorumlanabilir. Somut bir olayda birden fazla kriter gerçekleşmesine rağmen kasten öldürmeye teşebbüs suçunun gerçeklemediğine de karar verilebilir. Hakim, failin bilerek ve isteyerek hangi suçu işlemeyi kastettiğini, failin icra ettiği hareketlerine bakarak tespit etmelidir. Failin kastının tam belirlenemediği hallerde ise “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereği, sanığın lehine yorum yapılarak kastın öldürmeye değil, yaralamaya yönelik olduğu kabul edilmelidir. Failin icra ettiği fiilin adam öldürmeye teşebbüs veya yaralama suçu olup olmadığı hususunda Yargıtay Ceza Genel Kurulu kararlarında yer alan kriterler aşağıda açıklanmıştır 1. Suçu işleyen fail ile suçun mağduru arasında olay öncesine dayalı, öldürmeyi gerektirir bir husumetin bulunup bulunmadığı Mağdur ile fail arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektirir husumet varsa, bu durum fiilin adam öldürmeye teşebbüs suçu teşkil edebileceğine dair bir emaredir. Yargıtay uygulamasına göre husumet; söz, tutum veya davranışlarla meydana gelebilir. Husumetin kaynağı her türlü insan ilişkisi olabilir. Anlaşmazlık, gerginlik, sürtüşme içeren her türlü fiil husumet nedeni olarak kabul edilebilmektedir. Husumetin derecesi, kasten öldürme suçuna yol açabilecek boyutta olmalıdır. Özellikle belirtelim ki; husumet olaysal olarak değerlendirilmelidir, örneğin hayvanların komşusunun bahçesine girmesi nedeniyle oluşan gerginlik, kardeşin darp edilmesi husumet olarak kabul edilmektedir. Ancak, mağdur ile sanığın anlık hakaretleşmesi, önceden alacak-verecek meselesinin bulunması kasten öldürmeye teşebbüs için aranan husumet kriterini karşılamamaktadır. Özetle, taraflar arasında bir husumet bulunsa dahi, kasten öldürmeye teşebbüs hükümlerinin uygulanabilmesi için bu husumetin öldürmeyi gerektirir nitelikte/derecede olması gerekir. Sanık … ile katılan …ün olaydan uzunca bir süre önce sanığa lakap takma meselesinden dolayı kavga ettikleri, olay tarihinde; sanığın katılanı markete girerken gördüğü, katılanın çıkışını beklediği, kendisine olaydan yaklaşık bir ay kadar önce küfür ettiğini öğrenmesi sebebiyle çıkışta katılanın marketin yan tarafındaki ara sokağa çağırdığı, burada kendisine küfür edip etmediğini sorduğu, katılanın kendisine “küfrettim, iyi yaptım” şeklinde cevaplar vermesine sinirlenen sanık …in, cebinden çıkardığı ve ele geçmeyen bıçağı katılana doğru sallamaya başladığı, sanığın bu eylemi neticesinde katılanın, sol ön kolundan, karın ve bel bölgesinden yaralandığı, olayın olduğu sokaktan birlikte çıktıkları, sanığın katılana “bir daha seni burda görmeyeceğim” dediği, katılanın bisikletine binerek sanığın ise yaya olarak olay yerinden uzaklaştıkları, katılanın sadece karnından aldığı bıçak darbesi nedeniyle oluşan yaralanmanın hayati tehlikeye sebep olduğu olayda; sanığın katılanı o an öldürmesine ve eylemine devam etmesine herhangi bir engel olmamasına rağmen eylemine son vermesi, sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumetin öldürmeyi gerektirecek nitelikte olmadığı dikkate alınarak, sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu anlaşılmıştır 2. Olayda kullanılan vasıtanın öldürmeye elverişli olup olmadığı Kullanılan suç aletinin mahiyeti itibariyle adam öldürmeye elverişli olması halinde, örneğin, bıçakla veya silahla insan bedenine yönelik saldırılar, diğer koşullarda varsa suçun kasten adam öldürmeye teşebbüs olarak nitelenmesine imkan verir. Failin fiili işlerken kullandığı silahın öldürmeye elverişli olması kasten öldürmeye teşebbüs kastıyla hareket edildiği noktasında önemli bir emaredir. Silahın yapısı ve türü dışında, kullanılış biçimi de kastın belirlenmesinde dikkate alınır. Örneğin, silahın etkisiz olduğu uzak bir mesafeden ateş edilmesi halinde kasten öldürmeye teşebbüs edildiği ileri sürülemez. Sanığın suçu işlemeye elverişli 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silahtan sayılan bıçakla mağdur …de hedef aldığı vücut bölgesi nazara alındığında, sanık …ın eylemi ile açığa çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu, bu nedenle kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeksizin, suç vasfında hataya düşülerek sanığın nitelikli kasten yaralama suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi, bozma nedenidir 3. Mağdurdaki darbe sayısı, şiddeti ve darbenin yönü Mağdura yönelik fiilin işlenme şekli de önemlidir. Örneğin, tek bıçak darbesiyle derin olmayan bir yaralama fiili, kasten adam öldürmeye teşebbüs suçunun oluşumuna vücut vermez. Ancak, derin birkaç bıçak darbesi fiilin yaralama suçundan kasten adam öldürmeye teşebbüs suçuna dönüşmesine neden olur. Failin darbelerin yönünü bilerek ve isteyerek tayin edip etmediğinin tespiti suç kastının anlaşılması açısından önemlidir. Örneğin, baş ve göğüs bölgesine isabet ettirme imkanı varken mağduru bacaklarından yaralayan fail, kasten yaralama suçu hükümlerine göre cezalandırılacaktır, mağdurun ölümü halinde ise fail neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama hükümleri gereği cezalandırılacaktır. Sanık … hakkında mağdur …’e yönelik eyleminde mağdura isabet eden darbe sayısı, onu sırtından, batından, göğüsten ve koldan olmak üzere 4 yerinden bıçaklamış olması, darbelerin şiddeti, kullanılan bıçağın öldürmeye elverişli olması, darbelerin çoğunluğunun hayati bölgelere yönelmesi ve sonuçta katılanın hayati tehlike geçirmiş olması nedenleri ile eyleminin kasten öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde kasten yaralama suçundan ceza verilmesi, bozma nedenidir Engel hal bulunmamasıyla birlikte darbe sayısının tek oluşu ve yara yerine göre sanık …’un, öldürme kastını açığa çıkaran kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşılmakla; sanığın kasten yaralama sonucu ölüme neden olma suçundan TCK’nin 87/4. maddesinin ikinci cümlesi uyarınca ve aynı Kanunun 61. maddesi gereğince üst sınıra yakın bir temel ceza ile cezalandırılması yerine, yazılı şekilde kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi bozma nedenidir 4. Darbelerin vurulduğu bölgenin hayati önem taşıyıp taşımadığı İnsan vücudunun hayati önem taşıyan bölgelerine vurulması adam öldürme kastıyla hareket edildiğini gösterir. Örneğin, silahla iç organların bulunduğu bölgelere ateş edilmesi fiilin adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak nitelenmesine neden olur. Sanık ile katılan arasında önceye dayalı husumet olduğuna dair bir belirleme yapılamamakla birlikte olay anından önce köydeki su sıkıntısı yüzünden tartışma yaşanması ve sanığın katılana küfredip bağırmış olması, suçta kullanılan tabancanın niteliği göz önüne alındığında öldürmeye elverişli vasıta kullanılması, sanığın katılanın bel bölgesini hedefleyerek iki kez ateş etmesi, mermilerden birinin isabet ettiği vücut bölgesinin yeri, katılanın sol bel bölgesine isabet eden ateşli silah mermi çekirdeğinin sol fleksuar lateralde yaklaşık 5 cm’lik kolon ve sol böbrek etrafındaki dokuların yaralanmasına neden olarak yaşamsal tehlike doğurmuş olması, ilk atıştan sonra tanık …’ın sanığa müdahale ederek tabancayı elinden almaya çalıştığı sırada sanığın ikinci kez ateş etmesi karşısında; sanığın olay öncesi, olay esnası ve sonrasındaki davranışları bir bütün olarak değerlendirildiğinde sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü gerekmektedir YCGK-Karar2020/357. 5. Failin mağdura dönük fiiline kendiliğinden mi, yoksa kendisi dışındaki engel bir sebepten dolayı mı son verdiği Fail, fiili işlediği sırada mağdura daha fazla zarar verme imkanı varken başka bir engel olmadığı halde kendiliğinden fiiline son vermişse, o ana kadar mağdura yönelik darbeler de ciddi bir boyutta değilse, bu durum, failin yaralama kastıyla hareket ettiğine dair bir kriter olarak kabul edilir. Ancak, fail dışardan gelen engel bir sebepten dolayı fiili gerçekleştirememiş veya fiiline son vermişse, bu durum, kasten öldürmeye teşebbüs suçu için bir kriter olarak kabul edilir. Katılanın hayati bölgeleri yerine bacaklarına doğru ateş edilerek yaralanması, taraflar arasında önceye dayalı öldürmeyi gerektiren bir husumet bulunmaması, katılan yaralandıktan sonra sanığın engel hal bulunmamasına rağmen eylemini devam ettirmemesi, uzmanlık raporuna göre atışın uzak atış mesafesinden yapılmış olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, mahkemenin bu yöndeki kasten yaralama kabul, gerekçe ve uygulamasında bir isabetsizlik görülmemiştir 6. Failin olay sonrası mağdura yönelik davranışları Fail olaydan sonra mağdurun hayatta kalması için yardımcı olmuşsa, örneğin silahla yaralama neticesinde kan kaybeden mağduru hastaneye götürmüş veya ambulans çağırmışsa fiil adam öldürmeye teşebbüs suçu olarak değil, yaralama suçu olarak nitelenebilir. Sanıkların olay günü babasına ait terzi dükkanında oturmakta olan katılana “Sincar’ın oğlu sen misin” diye sorup, evet diye yanıtlaması üzerine hep birlikte saldırarak, kafatasında açık çökme kırığı, baş bölgesinde 7 adet kesi ve hayati tehlike oluşturacak şekilde yaraladıkları olayda; olay yerinde kanlı taş bulunması, sanıkların ellerinde taş, silah ve makas olduğu halde hep birlikte katılana vurduklarına ve bir kısım sanıklar tarafından tutularak engellendiklerine dair tanık anlatımları, doktor raporları, teşhis tutanakları, hedef alınan bölge, sanıklar ile katılanın ailesi arasındaki husumet ile sanıkların olay sonrası davranışları hep birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ettiklerine dair kabul, gerekçe ve takdirinde bir isabetsizlik yoktur ile sanık arasındaki mesafe ve hedef gözetme imkanının olup olmadığı Fail ile mağdur arasındaki mesafe kısa ise failin mağduru daha kolay öldürme imkanı vardır. Fail, kısa mesafeye rağmen hedef gözeterek öldürücü bir darbe vurmamışsa, kasten öldürmeye teşebbüs suçu değil, kasten yaralama suçu tartışılabilir. Olay günü sanığın üzerinde bulundurduğu ruhsatsız silah ile mağdurun çalıştığı iş yerine geldiği, kapı önünde duran mağdura silahla ateş ederek onu sol femur bölgesinden hayati tehlike geçirmeyecek ancak basit tıbbi müdahale ile giderilemez şekilde yaraladığı ve akabinden olay yerinden ayrıldığı anlaşılan olayda; mağdur ile sanığın aralarındaki mesafe, hedef gözetme imkanı, meydana gelen yaralamanın boyutu ve eylemine kendi iradesiyle son vermiş olması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu, bu nedenle silahla kasten yaralama suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulması yerine suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, bozma nedenidir Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunun Cezası Kasten öldürme suçu, basit TCK ve nitelikli hallere TCK göre cezalandırılan bir suç tipidir. Kasten öldürme suçuna teşebbüs halinde failin cezası, basit veya nitelikli hallerden hangisine teşebbüs ettiğine göre belirlenir. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun cezası şu şekilde belirlenir 1. Basit Kasten Öldürme Suçuna Teşebbüsün Cezası Kasten öldürme suçunun TCK yer alan temel/basit şekline teşebbüs halinde, failin cezası 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezasıdır. 2. Nitelikli Kasten Öldürme Suçuna Teşebbüsün Cezası Kasten öldürme suçunun TCK 82’de yer alan aşağıdaki nitelikli hallerine teşebbüs halinde, failin cezası 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezasıdır. Kasten öldürmenin aşağıdaki biçimlerde işlenmesi halinde, kasten öldürme suçunun TCK yer alan nitelikli halleri meydana gelir a Tasarlayarak, b Canavarca hisle veya eziyet çektirerek, c Yangın, su baskını, tahrip, batırma veya bombalama ya da nükleer, biyolojik veya kimyasal silah kullanmak suretiyle, d Üstsoy veya altsoydan birine ya da eş, boşandığı eş veya kardeşe karşı, e Çocuğa ya da beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, f Gebe olduğu bilinen kadına karşı, g Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, h Bir suçu gizlemek, delillerini ortadan kaldırmak veya işlenmesini kolaylaştırmak ya da yakalanmamak amacıyla, i Bir suçu işleyememekten dolayı duyduğu infialle, j Kan gütme saikiyle, k Töre saikiyle. Örneğin, töre saikiyle hareket ederek veya tasarlayarak kasten öldürmeye teşebbüs eden fail, ölüm sonuçu gerçekleşmediği takdirde kasten öldürme suçunun nitelikli haline teşebbüs ettiğinden 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılacaktır. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Haksız Tahrik İndirimi Haksız tahrik, failin mağdurdan kaynaklanan bir fiilin meydana getirdiği elem, üzüntü veya öfkenin etkisiyle suçu işlemesidir. Kasten öldürmeye teşebbüs suçunun haksız tahrik altında işlenmesi halinde fail hakkında ceza indirimi uygulanır. Haksız tahrik hükümlerinin uygulanabilmesi için genel şartlar şunlardır Haksız tahrik oluşturan bir fiil bulunmalı, Tahrike neden olan fiil haksız olmalı, Fail öfke veya şiddetli elemin etkisi altında kalmalı, Failin işlediği fiil bu ruhi durumun tepkisi olmalı, Haksız tahrik oluşturan fiil, mağdurdan kaynaklanmalıdır. Haksız tahrik altında kasten öldürme suçuna teşebbüs halinde, faile verilecek cezada haksız tahrikin derecesine göre 1/4 oranı ile 3/4 oranı arasında bir indirim uygulanır. Örneğin, kasten öldürmeye teşebbüs suçu neticesinde 10 yıl ceza mahkumiyeti alabilecek bir sanık, suçu haksız tahrik altında işlemişse haksız tahrik indirimi neticesinde cezası 2 yıl 6 ay ila 7 yıl 6 ay arasında değişecektir. Haksız tahrikin derecesi, yani haksız tahrikin ağırlığı yapılacak indirimin oranını da belirler. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Meşru Müdafaa Savunma Meşru müdafaa savunma mağdurun faile veya failin yakınlarına veya failin malvarlığına dönük gerçekleştirdiği bir saldırıya karşı failin saldırı ile orantılı bir biçimde kendisini savunmak üzere failin cevap vermesidir. Meşru savunma hükümlerinin uygulanabilmesi için genel şartlar şunlardır Meşru savunma için bir saldırı bulunmalıdır, Saldırı haksız bir saldırı olmalıdır, Saldırı meşru müdafaa ile korunabilecek bir hakka yönelmeli, Meşru müdafaada saldırı ile savunma eşzamanlı olmalı, Meşru müdafaa için savunma zorunlu olmalıdır, Meşru savunma saldırana karşı yapılmalıdır, Meşru müdafaada saldırı ile savunma orantılı olmalıdır. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, meşru müdafaa halinde işlenirse faile ceza verilemez. Adli Para Cezasına Çevirme, Erteleme ve Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Adli para cezası, işlenen bir suça karşılık hapis cezasıyla birlikte veya tek başına uygulanabilen bir yaptırım türüdür. Kasten öldürme suçuna teşebbüs hükümleri uygulandığı ortaya çıkan sonuç ceza nedeniyle, hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesi mümkün değildir. Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması sanık hakkında hükmolunan cezanın belli bir denetim süresi içerisinde sonuç doğurmaması, denetim süresi içerisinde belli koşullar yerine getirildiğinde ceza kararının hiçbir sonuç doğurmayacak şekilde ortadan kaldırılması davanın düşmesine neden olan bir ceza muhakemesi kurumudur. Kasten öldürme suçuna teşebbüs nedeniyle hükmedilen hapis cezasının bazı durumlarda haksız tahrik uygulanması ndeniyle 2 yıl veya altında olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hagb kararı verilmesi mümkündür. Ceza ertelenmesi, mahkeme tarafından belirlenen cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şartlı olarak vazgeçilmesidir. Kasten öldürme suçuna teşebbüs nedeniyle hükmedilen hapis cezasının bazı durumlarda haksız tahrik uygulanması ndeniyle 2 yıl veya altında olması halinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması hagb kararı verilmesi mümkündür. Suçun Şikayet Süresi, Zamanaşımı ve Uzlaşma Uzlaşma, suç isnadı altındaki şahıs ile suçun mağduru olan şahsın bir uzlaştırmacı aracılığıyla iletişim kurarak anlaşmasıdır. Kasten öldürmeye teşebbüs suçu, uzlaşmaya tabi suçlardan değildir. Kasten öldürme suçuna teşebbüs, şikayete tabi suçlar arasında yer almaz. Şikayetten vazgeçme, ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz. Suç, savcılık tarafından resen soruşturulmalıdır. Şikayet hakkı, dava zamanaşımı süresinde kullanılabilir. Dava zamanaşımı, suçun işlendiği tarihten itibaren belli bir süre geçtiği halde dava açılmamış veya dava açılmasına rağmen kanuni süre içinde sonuçlandırılmamış ise ceza davasının düşmesi sonucunu doğuran bir ceza hukuku kurumudur. Kasten öldürme suçuna teşebbüs yargılamalarında olağan dava zamanaşımı süresi 15 yıldır. Kasten Öldürme Suçuna Teşebbüs Halinde Görevli Mahkeme Kasten öldürme suçuna teşebbüs nedeniyle yargılama yapma görevi ağır ceza mahkemesi tarafından yerine getirilir. Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Yargıtay Kararları Olası Kastla Öldürmeye Teşebbüs Edilemez Yargıtay Ceza Genel Kurulunun tarihli 2014/1-256 E. 2015/100 K. ve tarihli 2017/1-908 E. 2018/445 K. sayılı kararlarında; olası kast netice ile belirli hale gelir ve fail ancak meydana gelen neticeden sorumlu tutulabilir. “Dolus indeterminatus determinatur ab eventu” kuralı gereğince, sanığın eylemi sonucu hangi netice gerçekleşmiş ise failin bundan sorumlu olacağı yönündedir. Yani olası kast halinde netice kastı belirler kuralı geçerlidir. Gerçekleşme ihtimali bulunan neticelere teşebbüs kabul edilemez. Olası kastla hareket edilmesi sonucunda yaralama gerçekleşmişse, yaralama ne kadar ağır olursa olsun fail olası kastla yaralamadan sorumlu olacak, eylem olası kastla öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmeyecektir. Bu kabulün diğer bir yönü de olası kastla hareket eden birden fazla failin benzer eylemlerinde neticeden sorumlu tutulabilmeleri için neticenin hangisinin eylemi ile meydana geldiğinin mutlak suretle tespit edilmesi gerekliliğidir. “Olası kastı netice belirler kuralı” gereğince öğreti ve uygulamada da hâkim görüş; Sanığın eylemi sonucu hangi netice gerçekleşmiş ise failin ondan sorumlu olacağı yönündedir. Yargıtay 1. Ceza Dairesi-Karar2021/14799. Kasten Öldürmeye Teşebbüsün Şartları, Kast ve Olası Kast Kasten yaralama suçu ile kasten öldürme suçuna teşebbüs arasındaki ayırıcı kriter manevi unsurun farklılığına dayandığından, sanığın kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya mı yönelik olduğunun çözülmesi gerekmektedir. 5237 sayılı TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kasıt, dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak, daha açık bir ifadeyle, failin olay öncesi, olay sırası ve olay sonrası davranışları ölçü alınarak belirlenmelidir. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüs mü, yoksa kasten yaralama mı sayılacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda meydana getirilen yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Nitekim Ceza Genel Kurulunun tarih 1-388-178 sayılı kararında; failin eylemdeki kastının öldürmeye mi, yoksa yaralamaya yönelik olduğunun belirlenmesi bakımından benzer kriterlerden hareket edilerek; “Öldürme kasti ile yaralama kastının takdir ve tayininde ileri sürülen görüşler, iki grupta oluşmaktadır 1-Karine usulü, bu usulde her yaralamada öldürme kastının varlığı kabul olunmakta, ancak bunun tersinin ispatına olanak tanınmaktadır. Bu usulde “şüphe sanık lehinedir” kuralı, adam öldürme suçları yönünden tersine çevrilmektedir. Faruk Erem. Adam Öldürme Kastı Yargıtay Dergisi Cilt 8 sayı1 - 12/ Ocak, Nisan 1982 sayfa 50 2-İspat usulü, öldürme ve yaralama kastı açısından delil sisteminde farklı bir uygulamaya gitmenin, doğru bir düşünüş olmadığı kastın kanıtlanabileceği ileri sürülmektedir. Cararraya göre “ Öldürme kastının, sanığın karakterinden, ruhsal durumunun dostluk-düşmanlık… gösteren önceki davranışlarından, suçun nedeninden, kullanılan silahın niteliğinden, darbelerin sayısından, iradi olmak koşulu ile darbelerin yönünden anlaşılabileceği” ifade edilmiştir. Carrara Programma 1881 sayfa 1087 Türk Ceza Yasası, ispat sistemini benimsemiş yasalar grubuna dahildir. Yargıtayın muhtelif kararlarında, kullanılan vasıtanın cinsi, isabet alınan nahiye, darbe adedi ve şiddeti suçlunun suçtan önceki ve sonraki davranışları gibi davranışlara göre öldürme kastı ret veya kabul olunmaktadır. Teşebbüsün cezalandırılabilmesi için failin kullandığı araçların elverişli olması gerekir. Yasanın 61. Maddesindeki “vesaiti mahsusa” dan bu anlaşılır. İstenilen sonuç, bunu meydana getirmeye kesin olarak elverişli olmayan araçlarla gerçekleştirilmek istenmişse, ortada ceza hukukunu ilgilendiren bir durum bulunmayacaktır. Aracın elverişli sayılabilmesi için, objektif bir tarzda belirli bir sonucu meydana getirmeye elverişli olması yetmez. Ayrıca, fail tarafından o sonucu meydana getirmeye uygun bir biçimde kullanılması da gerekir. Teşebbüse hayatiyetini veren şey güdülen hedeftir. Failin hedefidir ki, harekete veçhesini verir. Mesela Adam öldürmeye elverişli olan bir vasıtanın kullanılmış olmasına rağmen hareketlerin, iltibası mahal vermeyecek şekilde adam öldürme hedefine yönelmiş oldukları tespit edilemezse, fail adam öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulamayacaktır. Vasıtanın elverişliliği, ancak belli bir hedefe olan ilişkisine göre değerlendirilmekle mümkün olabilir. Hareketin, sonucu doğurmaya elverişli uygun olmadığı tecrübelerin verdiği bilgilere göre tayin edilmelidir. Yani ortak tecrübelerimize göre tehlike veya zararın, failin yaptığı hareketten doğması normal tipik sayılabiliyorsa hareketin neticeyi doğurmaya uygun olduğu söylenebilecektir. Vasıtanın gayeye elverişli olması başka, hareketin zarar gören tehlikeyi meydana getirmeye uygun olması başkadır. Bir diğer koşul icra hareketlerinin bitmesine veya neticenin gerçekleşmesine failin elinde olmayan engel sebeplerin amil olması şarttır. Eski TCK’nın 62. Maddesinde “İhtiyadında olmayan bir sebepten dolayı” değimleriyle bu şart belirtilmiştir… Demek ki, önde gelen husus; icra hareketlerinin yarıda kalmasının veya sonucun gerçekleşmesinin, failin iradesi dışında kalan sebeplerden ileri gelmesi gerekmektedir. Şayet yarıda kalma veya gerçekleşmeme failin iradesine ilişkin sebeplerden ileri gelmişse bu halde ihtiyariyle vazgeçme veya faal nedamet varlığından söz edilir. İcra hareketlerinin bitmesine veya sonucun meydana gelmesine engel olan ve faalin iradesinin dışında kalan bu sebep maddi veya manevi olabileceği gibi, üçüncü bir kişinin fiilinden yahut maddi enerjinin bitmesinden de ileri gelebilir…” Benzer şekilde; “Toplu saldırıdan kendisini korumak amacıyla biletmek üzere yanına aldığı ekmek bıçağını çekerek belli bir hedef gözetmeksizin sallaması sonucu sırtından yaraladığı mağdura karşı saldırısında, sonucu almasına engel bir durum yok iken, buna devam etmeyip bir defa vurma ile yetinmesi, yaralanan mağdurun düşmemesi nazara alındığında, sadece isabet kaydedilen nahiyeye göre kastı belirlemenin yeterli olmayacağı, aksi halde TCK’nun 456/2 maddesinin uygulanmasının hiç bir zaman mümkün kılmayacağı cihetle eylemin yaralama olarak vasıflandırılmayıp öldürmeye teşebbüs olarak nitelendirilmesi usul ve yasaya aykırıdır.” Ceza Genel Kurulu 1/184-125 “Şu halde sanığın ilk darbeden sonra adı geçen tanığın müdahalesine kadar geçen sürede ikinci, üçüncü … darbelerini vurmasına hiç bir engel bulunmamaktadır. Bu da ilk darbeden sonra sanığın ikinci darbeyi vurmadığını, beklediğini ve bu bekleme anında tanığın sanığa müdahale ettiğini belirlemektedir.” Ceza Genel Kurulu 1/108-200 Hedef alınan bölge kastın belirlenmesi açısından önemli ise de tek başına kastın belirlenmesi açısından yeterli değildir. “Oluşa göre sanığın, mağdure 9 - 10 metre uzaklıkta 1,150 kg ağırlığındaki bir taşı atmış ve onun başından çökme kırığı meydana getirir, hayati tehlike doğurur ve 25 gün iş ve güçten alıkor derecede yaralamıştır. Bu oluşa göre sanığın mağdurun başını hedef alarak taş attığı kesin biçimde kanıtlanmamaktadır. Sanık tek bir taş atmış başka bir atışta bulunmamış, mağdura vurucu mesafeye kadar yaklaşmamıştır. Sanık öldürme kastı ile hareket etmek isteseydi, ona daha çok yaklaşarak başı hedef alarak taşı fırlatır veya taşla başa direk vururdu. Genel kurulun gün ve 257 sayılı kararları ile, bu konudaki diğer kararları da aynı görüşü yansıtmaktadır. Bu itibarla eylemin yaralama suçunu oluşturduğuna ilişkin bozma kararına uyulması gerekirken direnme kararı verilmesi yasaya aykırıdır.” Ceza Genel Kurulu tarih 1/177-236 Ceza dairelerinin de Genel Kurul ile aynı doğrultuda karar verdikleri görülmektedir. Yargıtay 4. Ceza Dairesi tarih ve 4327/5231 sayılı kararında “Sanığın okey tahtalarından birini alıp mağdurun başına vurarak adli tıp kurumu raporunda belirtildiği üzere onu kemik defektine bağlı uzuv tatilini intaç edecek derecede yaraladığı eylemin 765 sayılı TCK’nın 456/3 maddesine uyan fiil niteliğinde bulunduğu, sanığın neticeyi elde etmek maksadıyla saldırılara devam etmediği ve yaralama sonucu hayati tehlikenin meydana gelmesinin başlı başına öldürme kastını da göstermeyeceği gözetilmeden öldürmeye tam teşebbüsten cezalandırılmasına karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.” “Müdahilin kafasında çökme kırığı oluşturabilecek irice bir taşla netice bakımından ağırlaştırılmış yaralama suçunun işlenmiş olması karşısında… bu haliyle eylemin 5237 sayılı TCK’nın 86/1, 86/3 ve 87/2-son maddelerine uyduğu” 3. Ceza Dairesinin tarih ve 2006/11509 esas 2008/1018 karar “Sanığın mağduru sol kost parietal deprasyon fıraktürü yaralaması ile sol parietal de 3x4,5 cm’lik kranaektomi defekti oluşturacak şekilde saldırı ve savunmaya elverişli silah olan sopayla yaralama suçunu işlediği anlaşıldığından …” 3. Ceza Dairesinin tarih ve 2006/14243-2008/2488 sayılı kararı 765 sayılı TCK’da yer alan teşebbüs hükümlerinin uygulandığı döneme ilişkin içtihatlarda öldürmeye teşebbüs suçu yönünden kastın belirlenmesine yönelik kriterlerin 5237 sayılı TCK yürürlüğe girdikten sonra da Yargıtay tarafından benimsendiği anlaşılmaktadır. 5237 sayılı TCK’ya esas alınan suç teorisinde kastın yanında olası kasta yer verilmesi nedeniyle bu fiillerin olası kastla da işlenebileceği anlaşılmaktadır. Zira doktrinde de “örneğin, yaralamak düşüncesiyle hasmının başına odunla vuran kişi, bu eylemi neticesinde mağdurun ölebileceğini öngörmüş, ancak bu neticeyi umursamamış, kabullenmiş ise artık netice sebebiyle ağırlaştırılmış yaralamadan madde 87/4 değil, kasten öldürmeye ilişkin TCK’nın 81. maddesine göre cezalandırılır. Ancak olası kast indirimi yapılması gerekir.” Kasten Öldürme Suçları Prof. Dr. Ahmet Gökçen, Doç. Dr. Murat Balcı baskı yılı 2013 sayfa 58 Failin mağdura yönelik yaralama eyleminde darbenin şiddeti ve hedef alınan bölge itibariyle yaralama kastıyla hareket ettiği kabul edilse dahi ölüm neticesinin öngörülüp buna rağmen harekete devam edilerek darbenin vurulması halinde meydana gelen neticenin kabullenilmesi söz konusu olduğundan, ölümün meydana gelmesi halinde olası kast sonucu öldürme fiilinden, eylem yaralama ile sonuçlanması halinde ise olası kastla öldürme suçuna teşebbüs mümkün olmadığından meydana gelen sonuca göre cezalandırma söz konusu olacaktır. Tüm bu açıklamalar ışığında kastın belirlenmesi açısından her bir olayda kullanılması gereken ölçütler farklılık gösterebileceğinden, tüm bu olguların olaysal olarak ele alınması gerekmektedir. … Sanığın eyleminin kasten öldürme suçuna teşebbüsü mü yoksa kasten yaralama suçunu mu oluşturduğu, Katılanın ailesi ile sanığın ailesi arasında üye ve yönetici oldukları kooperatifin işlemlerinden kaynaklanan sorunlar bulunması, bir gün önce bu nedenle iki aile fertleri arasında kavga çıkmış olması, iki aile arasındaki bu sorun nedeniyle Sincan il merkezinde, gündüz vakti onlarca kişinin katıldığı hareketli kavga ortamında, sanığın ele geçilemeyen mağdurun beyanına göre beyzbol sopası ile katılanın baş bölgesini özellikle hedef aldığına ilişkin bir belirlemenin yapılamayışı, sanığın katılanın başında tek darbe vurduktan sonra ciddi bir engel yok iken saldırısına devam etmemesi, özel hukuk ilişkisinden kaynaklanan sorunun öldürmeyi gerektirecek bir husumet boyutuna da ulaşmaması karşısında sanığın olay öncesi, öldürmek için daha elverişli silah temin etme imkanı var iken aksi ispat edilemeyen savunmaya göre olay yerinde elde ettiği sopayla mağdura vurmuş olması, olay sırasındaki ve olay sonrasındaki davranışları bir bütün hâlinde değerlendirildiğinde eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının katılanı yaralamaya yönelik olduğu; eyleminin kasten yaralama suçunu oluşturduğu kabul edilmelidir Ceza Genel Kurulu - 2018/121 E. , 2021/388 K. Daha Fazla Öldürücü Darbe Vurma İmkanı Varken Fiili Devam Ettirmemek Olay günü katılan cenaze namazı kılmakta iken sanığın, katılanın arkasından gelerek bıçakla sol omuz ve sırtının ortasından iki kez bıçakladığı, bu bıçak darbelerinin birinin öldürücü nitelikte olmasına karşın hayati önemi daha düşük olan omuz bölgesindeki yaranın öldürücü olmaması, katılanın olay yerinden kaçtığı sırada sanığın katılanı takip ettiği, sanığın mağdura sarılarak veya yere düşürerek peşpeşe öldürücü darbeler yapma imkanı bulunduğu halde tek öldürücü darbeden sonra bıçak hamlelerinin şiddetini azaltması hususları birlikte değerlendirildiğinde, kastının kasten yaralama suçuna yönelik olduğu kabul edilmiştir Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Organın İşlevini Yitirmesi ve Yaşamın Tehlikeye Girmesi Katılan ile sanık arasında tarla kiralama meselesi nedeniyle husumet bulunduğu, katılanın tarlasında iken sanığın gelip av tüfeği ile katılana üç el ateş ederek birden çok saçma isabetiyle göğüs solda minimal pnömotoraks ve perikardial yaklaşık 2 cm effüzyon, sol akciğer arka taban kısmında parankim içinde laserasyona sebep olan, sol akciğer ön ve dış tarafta parankim sınırında metalik yabancı cisimler saptandığı, sol elde hareket kısıtlılığı sonucu katılanın yaşamını tehlikeye sokacak ve organlarından birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı olayda, Hedef alınan vücut bölgeleri, kullanılan silahın elverişliliği, yaraların yeri ve niteliği, sanık ile katılan arasında husumet bulunması da dikkate alındığında, sanığın kastının öldürmeye yönelik olduğu anlaşıldığı halde, kasten öldürmeye teşebbüsten cezalandırılmasına karar verilmesi yerine, suç niteliğinin tayininde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması, bozma nedenidir Yargıtay 1. Ceza Hayati Tehlike Olmasa Bile Yaşamsal Organlarının Bulunduğu Bölgeye Ateş Etmek Olay öncesi sanıkla katılan arasında inşaat işinden kaynaklanan borç ilişkisi ve ihaleye katılma meselesinden kaynaklanan çekişme bulunması, suçta kullanılan silahın niteliği ve atış sayısı, aracın ön camı ile camı delip geçerek aracın koltuklarına isabet eden on yedi adet saçma tanesinin dağılımına göre sanığın katılanı hedef alarak etkili mesafeden önce 5 el ateş etmesi, arkasından aracın sol ön tarafına yaklaşarak bu sefer yakın mesafeden katılanın hayati bölgesini hedef alarak ateş etmesi, her ne kadar katılan hayati tehlike geçirmeyecek şekilde yaralanmış ise de, araç içerisinde oturmakta olan katılanın pozisyonuna göre yaşamsal organlarının bulunduğu göğüs ve batın bölgesinin üzerinde konumlanan sol koluna üç adet saçma tanesinin isabet etmesi ve katılanın kolunda hayat fonksiyonlarını orta 3 derecede etkileyecek şekilde kemik kırığına neden olması hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğunun kabulü gerekmektedir YCGK-Karar 2018/458. Nitelikli Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Cezanın Belirlenmesi Olay günü ayrı yaşayan ve boşanma davası devam eden, daha önce de mağduru tehdit eden sanığın, yolda yürüyen mağduru yakalayarak 4 tanesi batına ve göğüse nafiz olup pnömotoraksa, mide ve barsak yaralanmalarına, hayati tehlike geçirmesine neden olan diğerleri hafif nitelikte toplam sekiz bıçak darbesi ile öldürmeye teşebbüs ettiği anlaşılan olayda; 1- Sanığın süregelen sorumsuzluk, darp, tehdit gibi eylemlerinin süreci başlatan ilk haksız nitelikteki hareketler olduğu, dolayısıyla ilk haksız hareketin sanıktan geldiği ve mağdurun bu eylemlere karşı olay sırasında veya öncesinde karşılıklı olarak hakaret ettiği kabul edilse bile, haksız tahrikte dengenin sanık lehine bozulmadığı nazara alınarak sanık hakkında yasal koşulları oluşmayan TCK’nin 29. maddesinin uygulanma olanağı bulunmadığının gözetilmemesi, 2- Sanığın mağdura yönelik nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs eylemi nedeniyle meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetildiğinde, daha vahim hallerin varlığı da düşünülerek 13 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası öngören TCK’nin 35. maddesi uyarınca vasati seviyelerin üzerinde ve fakat üst sınırdan bir miktar uzaklaşılarak cezalandırılması yeterli iken, üst sınıra çok yakın olacak şekilde bir cezaya hükmedilmesi, bozma nedenidir Yargıtay 1. Ceza Dairesi - Hedef Gözetme İmkanı Varken Silahla Ayaklara Doğru Ateş Açma Sanık … hakkında mağdur …a yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükmün incelenmesinde; oluşa ve dosya içeriğine göre; sanık …in elinde bulundurduğu tabanca ile mağdur …yı sağ ayak bileğinden sol tibia ve fibula kırığına neden olacak şekilde yaraladığı olayda; Sanığın hedef gözetme imkanı varken mağdur …nın ayaklarına doğru ateş etmesi, meydana gelen yaralamanın boyutu, eylemine engel bir hal ile son verdiğine ilişkin her türlü şüpheden uzak, somut, kesin ve inandırıcı bir delilin bulunmaması hususları hep birlikte değerlendirildiğinde; sanığın eylemi ile ortaya çıkan kastının yaralamaya yönelik olduğu, bu nedenle silahla kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine yanılgılı değerlendirme sonucu yazılı şekilde kasten öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, bozma nedenidir Yargıtay 1. Ceza Kasten Adam Öldürmeye Teşebbüs Suçunda Husumetin Derecesi Sanık ile mağdurun motokurye olarak çalıştıkları ve olay öncesinde aralarında iş ile ilgili bir takım sorunlar yaşandığı, olay tarihinde ise sanık ile mağdurun çalıştıkları iş yeri içerisinde bulundukları sırada mağdurun sanığa yönelerek bir şey sormak istediğini söylediği fakat sanığın “bana bir şey sorma, muhatap olmak istemiyorum” şeklinde cevap vermesi üzerine mağdurun sinirlendiği ve sanığa “senin aklını alırım, dilini keser eline veririm” şeklinde karşılık verdiği, bunun üzerine sanığın iş yerinden aldığı bıçak ile mağdura bir kez vurduğu ve bu yaranın mağdurun hayati tehlike geçirmesine neden olduğu olayda, iş yeri kamera görüntüleri ve tanık beyanlarından anlaşıldığı üzere sanığın tek bıçak darbesinden sonra eylemine devam etmediği ve kendiliğinden son verdiği, olaydan sonra oradan ayrılmayan sanığın 112 acil servisini de kendi telefonundan aradığı, her ne kadar olay yerinde bulunan tanıkların engel hal teşkil edebilecekleri düşünülebilir ise de, sanık ile mağdurun olay sırasında tanıklardan uzakta olduğu ve bu nedenle sanığın mağdura karşı başlattığı yaralama eylemine devam etmesine yönelik bir engel teşkil etmedikleri, sanık ile mağdur olay öncesinde iş nedeniyle basit bir sürtüşme yaşamışlarsa da, aralarında öldürmeye sebep olabilecek tarzda bir husumetin de bulunmadığı, netice olarak sanığın eyleminin nitelikli kasten yaralama olarak vasıflandırılması gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile sanık hakkında öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması, bozma nedenidi Yargıtay 1. Ceza Dairesi-Karar 2021/356. Kasten Öldürmeye Teşebbüste Cezanın Belirlenmesi ve Zararın Ağırlığı Sanık hakkında katılana yönelik kasten öldürmeye teşebbüs suçundan kurulan hükümde, sanığın katılanın amcası olduğu ve aralarında arazi anlaşmazlığı nedeniyle önceye dayalı husumet bulunduğu, olay günü sanığın katılana tabanca ile 2 el ateş ederek, karın bölgesinden bir mermi isabetiyle, peritona nafiz, yaşamını tehlikeye sokan bir duruma neden olacak şekilde yaraladığı olayda, teşebbüs nedeniyle 9 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası öngören 5237 sayılı TCK. 35. maddesinin uygulanması sırasında meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı birlikte değerlendirilerek alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza verilmesi yerine, yazılı şekilde 10 yıl hapis cezası belirlenmesi suretiyle eksik ceza verilmesi, bozma nedenidir Yargıtay 3. Ceza Dairesi - Karar 2019/5365. Silahla Tehdit Suçu ile Kasten Öldürmeye Teşebbüs Suçu Arasındaki Fark Sanığın eyleminin kasten öldürme suçuna teşebbüsü mü yoksa silahla tehdit suçunu mu oluşturduğu; 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun “Suça teşebbüs” başlıklı 35. maddesinde; “Kişi, işlemeyi kastettiği bir suçu elverişli hareketlerle doğrudan doğruya icraya başlayıp da elinde olmayan nedenlerle tamamlayamaz ise teşebbüsten dolayı sorumlu tutulur” hükmü yer almaktadır. Buna göre suça teşebbüs, işlenmesi kastolunan bir suçun icrasına elverişli araçlarla başlanmasından sonra, elde olmayan nedenlerle suçun tamamlanamamasıdır. Maddenin açık hükmüne göre, icra hareketlerinin yarıda kalması ya da sonucun meydana gelmemesi failin iradesi dışındaki engel nedenlerden ileri gelmelidir. Öte yandan, suça teşebbüsle ilgili değerlendirme yapılabilmesi, failin hangi suçu işlemeyi kastettiğinin belirlenmesini gerektirir ki buna “subjektif unsur” denir. Failin gerçekleştirdiği davranış ile bir suçu işlemeye teşebbüs edip etmediğini, eğer etmişse hangi suça teşebbüs ettiğini belirleyebilmek için öncelikle kastın varlığının belirlenmesi gerekmektedir. Başka bir deyişle, tıpkı tamamlanmış suçta olduğu gibi, teşebbüs aşamasında kalan suçta da, işlenmek istenen suç tipindeki bütün unsurlar failce husus, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 765 sayılı TCK’nın yürürlükte olduğu dönemde verilmiş olup kabul edilen ilkeler açısından 5237 sayılı TCK’nın teşebbüse ilişkin 35. maddesi yönüyle de varlığını devam ettiren tarihli ve 101-156 sayılı kararında da; “Teşebbüste aranan kast, icrasına başlanmış cürmü teşebbüs aşamasında bırakma kastı olmayıp, söz konusu suçu tamamlamaya yönelmiş kasıttır” şeklinde açıklanmıştır. İlkeleri, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun istikrar bulunan ve süregelen kararlarında açıklandığı üzere, bir eylemin kasten öldürmeye teşebbüsü oluşturup oluşturmayacağının belirlenmesinde; fail ile mağdur arasında husumet bulunup bulunmadığı, varsa husumetin nedeni ve derecesi, failin suçta kullandığı saldırı aletinin niteliği, darbe sayısı ve şiddeti, mağdurun vücudunda yara meydana gelmiş ise bu yaraların yerleri, nitelik ve nicelikleri, hedef seçme imkânı olup olmadığı, failin fiiline kendiliğinden mi, yoksa engel bir nedenden dolayı mı son verdiği gibi ölçütler esas alınmalıdır. Türk Dil Kurumu Türkçe Sözlüğünde “gözdağı verme” olarak tanımlanan tehdit, bir kimseye zarara ya da kötülüğe uğratılacağının bildirilmesidir. Bu bildirim sözlü olabileceği gibi başka yollarla ve bu bağlamda davranışlarla da iletilebilir. Tehdidin, mağdurun iç huzurunu bozmaya, onda korku ve endişe yaratmaya objektif olarak elverişli bulunması yeterli olup, saldırının kişinin veya başkasının hayatına, vücut ya da cinsel dokunulmazlığına, belirli bir ağırlıkta olmak kaydıyla malvarlığına veyahut bunlar dışındaki sair bir kötülüğe yönelik olması gereklidir. Bu suçun oluşabilmesi için mağdurun iç huzurunun bozulup bozulmadığının veya korkup korkmadığının araştırılmasına gerek yoktur. Önemli olan failin tehdidi oluşturan fiili “korkutmak amacıyla” yapmış olmasıdır. Tehdit suçuyla korunan hukuki yarar ya da menfaat, madde gerekçesinde; “Tehdidin koruduğu hukukî değer, kişilerin huzur ve sükûnudur; böylece kişilerde bir güvensizlik duygusunun meydana gelmesi engellenmektedir. Bu nedenle, söz konusu madde ile insanın kendisine özgü sulh ve sükûnuna karşı işlenen saldırılar cezalandırılmış olmaktadır. Fakat tehdidin bu maddeyle korumak istediği esas değer, kişinin karar verme ve hareket etme hürriyetidir” şeklinde açıklanmaktadır. Tehdidin silahla işlenmesi, mağdur üzerindeki korkunun etkisini artırıp eylemin icrasını kolaylaştırması, tehdidin ciddiliğini göstermesi ve faile cesaret vermesi nedenlerinden dolayı kanun koyucu tarafından nitelikli hâl olarak kabul edilmiştir. Suçun silahla işlendiğinin kabulü için failin silahlı olması yeterli olmayıp tehdidin gerçekleştirilmesi sırasında silahın kullanılmış olması, silahın korkutucu gücünden bir şekilde faydalanılmış olması gerekmektedir. TCK’nın 21/1. maddesine göre, suçun kanuni tanımındaki unsurlarının bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi olan ve failin iç dünyasını ilgilendiren kasıt, insanın iç dünyası ile ilgili bir kavram olduğundan, kastın açıkça ifade edilmediği durumlarda, iç dünyaya ait bu olgunun dış dünyaya yansıyan davranışlara bakılarak belirlenmesi yoluna gidilmektedir. Kişinin eyleminin, bir suçu oluşturup oluşturmadığının, oluşturuyorsa da hangi suçu oluşturduğunun saptanması için, eylemin bir aşamasındaki durumun değil, eylemin yapılması için verilen kararın, bu kararın icra ediliş biçiminin, olay öncesi, sırası ve sonraki davranışların da dikkate alınıp, tüm delillerin birlikte değerlendirilmesi gerekir. Bu açıklamalar ışığında uyuşmazlık konusu değerlendirildiğinde; Başka bir suçtan dolayı konutunu terk etmeme adli kontrol tedbiri altında bulunan sanık …’ın, tarihinde saat sıralarında katılan …’yi arayarak “Neredesin? Buluşmamız lazım, seninle işim var” dediği, katılanın yerini öğrendikten sonra adli kontrol yükümlülüğünü ihlal ederek evinden ayrılıp saat sıralarında katılanın garson olarak çalışmakta olduğu Sarıçam Hizmet Kafe’ye gittiği ve o esnada sırtı kendisine dönük olan katılana “… Abi” diye seslendiği, katılan …’in yüzünü dönmesiyle birlikte sanık …’in yanında getirdiği 7,65 mm çapında mermi kullanılan tabancayla katılanın göğüs bölgesini hedef alarak 5-6 metrelik mesafeden 1 el ateş ettiği ancak katılanı vuramadığı, bunun üzerine sanığın ikinci kez ateş etmek için tetiğe bastığı, bu kez de tabancanın tutukluk yaptığı, bu fırsattan yararlanan katılanın olay yerinden kaçarak kurtulduğu, sanığın ise olay yerinden uzaklaştığı olayda; sanığın kullandığı tabancanın öldürme suçunu işlemeye elverişli niteliği, sanığın 5-6 metrelik mesafeden katılanın göğsünü hedef alarak ateş etmesi, ilk atışta katılanı vuramaması nedeniyle ikinci kez ateş etmeye çalışmasına rağmen tabancanın tutukluk yapması nedeniyle eylemini gerçekleştirememiş olması karşısında; sanığın öldürme kastıyla hareket ettiği ve eyleminin kasten öldürme suçuna teşebbüsü oluşturduğu kabul edilmelidir YCGK - Karar 2021/57. İstanbul Avukat Baran Doğan Hukuk Bürosu UYARI Web sitemizdeki tüm makale ve içeriklerin telif hakkı Av. Baran Doğan’a aittir. Tüm makaleler hak sahipliğinin tescili amacıyla elektronik imzalı zaman damgalıdır. Sitemizdeki makalelerin kopyalanarak veya özetlenerek izinsiz bir şekilde başka web sitelerinde yayınlanması halinde hukuki ve cezai işlem yapılacaktır. Avukat meslektaşların makale içeriklerini dava dilekçelerinde kullanması serbesttir. Makale Yazarlığı İçin Avukat veya akademisyenler hukuk makalelerini özgeçmişleri ile birlikte yayımlanmak üzere avukatbd adresine gönderebilirler. Makale yazımında konu sınırlaması yoktur. Makalelerin uygulamaya yönelik bir perspektifle hazırlanması rica olunur. Kasten Yaralama Suçu Nedir? TCK 5237 sayılı Ceza Kanunumuzun 86. ve devamı maddelerinde kasten yaralama; bilerek ve isteyerek başkasının vücuduna acı verme veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma davranışı olarak tanımlanmıştır. Örneğin; bir kimseye tokat atmak, yumruk atmak, itmek, vurmak, sürüklemek, vücudunu çizmek, dövmek, darp etmek, bıçaklamak, silahla ateş etmek gibi eylemler ceza hukukumuz kapsamında kasten yaralama suçunu oluşturabilecektir. Ceza Kanunumuz her ne kadar “yaralama” terimini kullansa da bu suç tipi ile korunan hukuki değer yaralama kavramının kelime anlamından daha geniştir. Kişi kendisine tokat atılması sonucunda vücut dokunulmazlığı ihlal edilerek bir müessir fiile etkili eylem maruz kalsada aslında kelimenin tam karşılığı olarak yaralanmamıştır. Bu nedenle kanunun yaralama kavramını kullanması hem hukuki olarak yerinde olmamış hem de uygulamada bireylerce söz konusu suç ile korunan hukuki değerin tam olarak anlaşılamamasına sebebiyet vermiştir. Anayasamızın 17. maddesinde “Herkes, yaşama, maddî ve manevî varlığını koruma ve geliştirme hakkına sahiptir. Tıbbî zorunluluklar ve kanunda yazılı haller dışında, kişinin vücut bütünlüğüne dokunulamaz.” denmektedir. Hukukumuzda kasten yaralama suçunu belli yaptırımlara tabi tutularak; bireylerin özgürce hareket edebilmeleri, hukuki sınırlar çerçevesinde fiil, durum ve girişimlerde bulunurken kendilerine herhangi bir zarar verilmemesi amaçlanmıştır. Belirtmem gerekirse kasten yaralama suçu sadece maddi hareketlerle vurmak, itmek vs. oluşmaz. Kişinin manevi davranışlar aracılığıyla da kasten yaralama suçunu işleyebilmesi mümkündür. Örneğin; bir kimseye devamlı olarak hakaret ederek onun psikolojik olarak çöküntüye uğramasına ve sıkıntılar yaşamasına sebebiyet veren kişi de kasten yaralama suçunu işlemiş olabilecektir. Kasten Yaralama Suçunun Şartları Nelerdir? 1- Kişi icrai veya ihmali bir hareket gerçekleştirmelidir. Kasten yaralama suçunun oluşabilmesi için öncelikle kişi icrai veya ihmali bir harekette bulunmalıdır. Kişinin arkadaşı ile kavga ederken burnunu kırması veya kafa atması icrai hareketle kasten adam yaralama suçuna örnek verilebilir. Fakat adam yaralama suçunun işlenmesi için mutlaka bir eylemde bulunmak zorunlu değildir. Örneğin; bir yüzme havuzunda görevli personelin görevli olduğu esnada boğulma riski yaşarken müdahale etmemesi ve daha sonra kişinin birtakım geçici veya kalıcı bedensel zararlara uğraması ile görevli personel ihmal suretiyle kasten yaralama suçunu işlemiş olabilecektir. Ya da annenin engelli çocuğuna uzun süre yemek vermemesi sonucunda çocuğun sağlık sorunları yaşaması, bayılması vs. durumlarda anne ihmal yoluyla kasten yaralama suçunu işlemiş olacaktır. Yukarıda belirtmiştik ancak tekrardan belirtmek gerekirse; bu hareket maddi veya manevi şekilde olabilir. Yani bir kimseyi döverek kasten yaralama suçu işlenebileceği gibi algılama, anlama, düşünme, ruhsal sağlığının bozulmasına sebebiyet verilmesi yoluyla da işlenebilir. 2- Gerçekleştirilen hareket sonucunda bir kimsenin vücuduna acı verme veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olunmalıdır. Kasten yaralama suçunda kanunumuz suçun gerçekleştirilebilmesini hareketin neticesine bağlamıştır. Buna göre icrai veya ihmali hareketle bir kimsenin vücuduna acı verme, sağılığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına, zarar görmesine sebebiyet verilmesi gerekmektedir. Bir kimsenin vücuduna acı verme Sınırlı sayıda olmamakla beraber; platonik olarak aşık olduğu hanımefendinin erkek arkadaşını darp eden kişi veya sınıfta gürültü yapan öğrencinin kulağını çeken öğretmenin davranışı gibi haller örnek gösterilebilir. Bir kimsenin sağlığının bozulmasına neden olma Kavga esnasında yaşanan arbede de kişinin dişinin kırılması, kaşının açılması sebebiyle dikiş atılması, iç organlarının zarar görmesi, felç olması, anlama, düşünme yeteneğinde zayıflama meydana gelmesi veya psikolojisinin bozulmasına sebebiyet verme de adam yaralama suçunu oluşturabilecektir. Bir kimsenin algılama yeteneğinin bozulmasına neden olma Kanun koyucu bu bent ile kasten yaralama suçunun manevi hareketler ve neticeler aracılığıyla da işlenebileceğini belirtmiştir. Bir çocuğu çeşitli eşya, canlı hayvan, insan vs., anlatımlarla korkutarak algılama becerisindeanlama, düşünme, ruhsal sakinliğinde değişiklikler vs olumsuz anlamda değişikliklere yol açan, zarara uğratan kişi de kasten yaralama suçunu işlemiş olabilecektir. 3- Hareket ve yaralanma sonucu arasında illiyet bağı neden-sonuç olmalıdır. 4- Kişi kasıtlı hareket etmelidir. TCK ve devamı maddelerinde düzenlenen kasten adam yaralama suçunun işlenebilmesi için kişinin kasıtlı olarak bir başka deyişle söz konusu eylemleri bilerek ve isteyerek gerçekleştirmelidir. Failin yaralama kastı ile hareket etmemesine rağmen kişinin yaralanması halinde taksirle sorumluluğunun olup olmadığı incelenmelidir. 5- Yaralama davranışı hukuka aykırı olmalıdır. Örneğin; kurallar çerçevesinde yapılan bir kickboks müsabakasında tarafların birbirini yaralamasına rağmen kasten yaralama suçunun işlendiği söylenemeyecektir. Ya da bir hekimin ameliyat sırasındaki eylemleri maddi olarak yaralama olsada hekimin davranışı, belirli sınırlar dahilinde, hukuka uygun olarak değerlendirildiği için kasten yaralama suçu oluşmayacaktır. Yine meşru müdafaa hakkını kullanarak bir kimseyi yaralayan kimse de adam yaralama suçunu işlemiş olmayacaktır. Kasten Yaralama Suçu Şikayete Tabi Midir? Zamanaşımı Süresi Ne Kadardır? Kasten yaralama suçunda kural olarak resen soruşturma ve kovuşturma yapılır. Örneğin; bir kavga sırasında burnu kırılan kişi, faili şikayet etmese dahi kolluk görevlilerinin olaydan haberdar olması ile soruşturma başlatabilecektir. Sadece TCK dahilinde düzenlenen basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama suçu mağdurun şikayetine bağlıdır. Bu halde mağdur fiili ve faili öğrendiği tarihten itibaren 6 aylık hak düşürücü süre içerisinde şikayette bulunmalıdır. Kasten yaralama suçunda uygulanacak en az zamanaşımı süresi 8 yıldır. Mağdur ihbar veya şikayet ile, Cumhuriyet savcılığı ise resen suç tarihinden itibaren 8 yıl içerisinde soruşturma başlatabilecektir. “Mağdur İ.. Y..’ın aldırılan doktor raporunda kesici alet izi bulunduğunun bildirilmesi ve sanık O.. G..’in soruşturma aşamasında alınan tarihli ifadesine göre sanık O.. G..’in üzerine atılı kasten yaralama suçunu silahtan sayılan aletle çivi, taş işlemiş olması nedeniyle sanık O.. G..’in üzerine atılı suçun takibinin şikayete bağlı olmadığı gözetilmeden hakkında açılan kasten yaralama suçuna ilişkin kamu davasının şikayetten vazgeçme nedeniyle düşürülemeyeceğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.” Yargıtay 3. CD., E. 2015/6933 K. 2015/12391 T. Kasten Yaralama Suçunda Uzlaştırma Mümkün Müdür? Uzlaştırma, daha çok onarıcı adalet kapsamında hukukumuza dahil edilen bir müessesedir. Basit yaralama suçu TCK basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek yaralama suçu TCK ve ihmal suretiyle kasten yaralama suçunda TCK m. 88 uzlaştırma hükümlerine tabidir. Bu suçlarla ilgili olarak soruşturma başlatıldıktan sonra savcılık makamı kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturacak delilin mevcut bulunduğu kanaatindeyse, kamu davası açılması talebinde bulunmadan önce dosyayı uzlaştırmacılık bürosuna göndermek zorundadır. Yine uzlaştırmaya tabi bir suçun kovuşturma aşamasında mahkemece uzlaştırma hükümlerinin uygulanmadığının anlaşılması halinde; mahkeme dosyayı uzlaştırmacılık bürosuna iletecektir. Uzlaştırma yolundan bir sonuç alınmaması alınamaması halinde olağan yargılamaya devam edilecektir. “Sanığın üzerine atılı 5237 sayılı TCK’nin 86/2. maddesinde düzenlenen kasten yaralama suçunun uzlaşma kapsamında kalması ve soruşturma aşamasında sanık ile katılanın uzlaşma hususunda beyanlarının alınmaması karşısında 5271 sayılı CMK’nın 254. maddesi gereği tarafların uzlaşma hususundaki beyanları sorulup sonucuna göre sanığın hukuki durumunun tayini gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırıdır.” Yargıtay 3. CD., E. 2014/38647 K. 2015/12985 T. Kasten Yaralama Suçu Hangi Mahkemede Görülür? Görevli ve Yetkili Mahkeme Neresidir? Kasten yaralama suçunda kural olarak asliye ceza mahkemeleri görevlidir. Ancak kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse bu halde ağır ceza mahkemeleri görevli olacaktır TCK Yetkili mahkeme ise suçun işlendiği yer mahkemesidir. Örneğin; Ankara Altındağ’da gerçekleşen bir bıçaklama olayı ile ilgili olarak yetkili mahkeme Ankara ceza mahkemeleridir. Suçun işlendiği yer belli değilse, şüpheli veya sanığın yakalandığı yer, yakalanmamışsa yerleşim yeri mahkemesi yetkili olacaktır. Basit Kasten Yaralama Suçunun Cezası Nedir? Kasten yaralama fiilini gerçekleştiren kişi hakkında verilecek ceza somut olaya göre belirlenecektir. Basit kasten yaralama suçunun cezası TCK m. 86 gereğince; “Kasten başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.” denmektedir. Kasten yaralama fiilinin basit tıbbi müdahale ile giderilebilir yaralama suçu kapsamında kalması halinde TCK uyarınca cezalandırılacaktır. Suçun işleniş biçimi, kullanılan araçlar, kime karşı işlendiği, mağdurda meydana gelen sonuçlar, şahsi cezasızlık veya hukuka uygunluk nedenleri gibi etkenlerde somut olay dahilinde değerlendirilerek TCK m. 86 ve devamı hükümlerine göre sanığın alabileceği ceza hesaplanacaktır. Kasten Yaralama Suçunda Nitelikli Haller Nelerdir? TCK Kasten yaralama suçunun; a Üstsoya, altsoya, eşe, boşandığı eşe veya kardeşe karşı, b Beden veya ruh bakımından kendisini savunamayacak durumda bulunan kişiye karşı, c Kişinin yerine getirdiği kamu görevi nedeniyle, d Kamu görevlisinin sahip bulunduğu nüfuz kötüye kullanılmak suretiyle, e Silahla, f Canavarca hisle, İşlenmesi halinde, şikâyet aranmaksızın, verilecek ceza TCK 86/1-2 uyarınca belirlendikten sonra yarı oranında, f bendi bakımından ise bir kat artırılır. Neticesi Sebebiyle Ağırlaşmış Kasten Yaralama Suçu TCK ve Cezası 1 Kasten yaralama fiili, mağdurun; a Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına, b Konuşmasında sürekli zorluğa, c Yüzünde sabit ize, d Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma, e Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun vaktinden önce doğmasına, Neden olmuşsa, TCK göre belirlenen ceza, bir kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren TCK hallerde üç yıldan, üçüncü fıkraya giren TCK hallerde beş yıldan az olamaz. 2 Kasten yaralama fiili, mağdurun; a İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine, b Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine, c Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına, d Yüzünün sürekli değişikliğine, e Gebe bir kadına karşı işlenip de çocuğunun düşmesine, Neden olmuşsa, TCK göre belirlenen ceza, iki kat artırılır. Ancak, verilecek ceza, birinci fıkraya giren TCK hallerde beş yıldan, üçüncü fıkraya giren TCK hallerde sekiz yıldan az olamaz. Kasten Adam Yaralama Fiili Sonucunda Kemik Kırılması veya Çıkması Durumunda Verilecek Ceza Kasten yaralamanın vücutta kemik kırılmasına veya çıkığına neden olması halinde, TCK göre belirlenen ceza, kırık veya çıkığın hayat fonksiyonlarındaki etkisine göre, yarısına kadar artırılır. Kasten Yaralama Sonucunda Mağdurun Ölmesi Halinde Fail Ne Kadar Ceza Alır? Kasten yaralama sonucunda ölüm meydana gelmişse, TCK kapsamına giren hallerde basit yaralama suçu sekiz yıldan on iki yıla kadar, TCK kapsamına giren hallerde ise on iki yıldan on sekiz yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Kasten Yaralamanın İhmali Davranışla İşlenmesi Nedir? Cezası Nasıl Belirlenir? Türk Ceza Kanunun 88. maddesinde kasten yaralamanın ihmali davranışla işlenmesi halinde verilecek ceza üçte ikisine kadar indirilebileceği belirtilmiştir. İhmali hareketle kasten yaralama suçunun işlenebilmesi için kişinin özel bir yükümlülük altında olması ve bu yükümlülüğünü haklı neden olmaksızın yerine getirmemiş olması gerekir. Yukarıda da belirttiğim üzere örneğin; bir otelin havuzunda müşterilerin boğulma tehlikesi yaşaması halinde müdahale ile görevli olan personelin, boğulan bir kimseye müdahale etmemesi sonucunda kişinin geçici sağlık sorunları yaşaması halinde burada ilgili personel ihmal suretiyle kasten yaralama suçunu işlemiştir. Burada kanun her ne kadar ihmali davranışla yaralama suçunu işleyen kişinin cezasında indirime gidilebileceğini belirtsede; kasten yaralama suçunun icrai veya ihmali hareketle işlenmesi arasında ahlaki, vicdani ve hukuki yönden bir fark bulunmamaktadır. Bu bağlamda verilecek cezada indirime gidilmesinin hiçbir rasyonel açıklaması bulunmamaktadır. Somut olayda sanığın ihmal suretiyle kasten yaralama suçunu işlediği kanaatine ulaşan mahkemenin bu konuda takdir yetkisini kullanarak verilecek cezada indirime gitmemesi gerektiği görüşündeyim. İhmali davranışla işlenen kasten yaralama suçunda verilecek ceza; icrai hareketlerle gerçekleştirilen yaralama suçu ile aynı olacaktır. Somut olaya göre TCK hükümlerince belirlenecektir. Kasten Yaralama Suçunda Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması Kararı Verilebilir Mi? Ceza Muhakemesi Kanunumuzun 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesi sanığın işlediği işlediği suça karşılık verilen cezanın belirli şartlarla hukuki sonuç doğurmamasını ifade eder. Somut olayda koşulları mevcutsa kasten yaralama suçunda da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilebilir. Kasten Yaralama Suçunda Erteleme Kararı Verilebilir Mi? TCK m. 51 hükmü kapsamında düzenlenen hapis cezasının ertelenmesi müessesi, kişinin aldığı cezanın infaz şekli ile ilgilidir. Somut olayda şartlarının bulunması ile hapis cezasının ertelenmesi kararı kasten yaralama suçunda da uygulanabilecektir. Kasten Yaralama Suçu ile İlgili Yargıtay Kararları Basit Tıbbi Müdahale İle Giderilebilir Yaralanma Sonucunda Mağdurun Ölmesi “Oluşa ve dosya içeriğine göre, maktulün aracının alarm sesi yüzünden maktul ile sanık . arasında başlayan tartışmanın, sanık . kardeşleri olan sanıklar .,., ile maktulün babası ve kardeşi olan katılanlar.,., olay yerine gelmesi üzerine kavgaya dönüştüğü, kavga sırasında sanıkların maktulü elle darp suretiyle basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaraladıkları, katılanlar tarafından hastaneye kaldırılan maktulün aynı gün kendisinde var olan kronik kalp hastalığının olayın efor ve stresi ile akut hale gelmesinden dolayı öldüğü ve Adli Tıp 1. İhtisas Kurulu raporuna göre eylem ile ölüm arasında illiyet bağının bulunduğu olayda; a- Ölüm ile eylem arasında illiyet bağı bulunduğu da gözetildiğinde, sanıkların TCK’nın 85/1. maddesi uyarınca taksirle ölüme neden olma suçundan cezalandırılması gerektiği gözetilmeden, yanılgılı değerlendirme sonucunda yazılı şekilde hüküm kurulması hukuka aykırıdır.” Yargıtay 1. CD., E. 2015/6218 K. 2016/553 T. Kasten Yaralama Suçu Ve Zincirleme Suç Hükümleri “Ayrıntıları Yargıtay Ceza Genel Kurulunun tarih, 2015/1-158 Esas, 2018/444 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, “aynı neviden fikri içtima” kuralının uygulanabilmesi için, hareket ya da fiilin hukuki anlamda tek olması, tek fiille birden fazla aynı suçun işlenmiş olması, suç mağdurlarının farklı olması, işlenen suçun TCK’nin 43/3. maddesinde belirtilen suçlardan olmaması ve suç tipinde özel olarak aynı neviden fikri içtima hükmüne yer verilmemesi gerektiği dikkate alındığında, Sanığın bıçağı sallaması eyleminin hukuki anlamda tek fiil olduğu, sanığın tek fiili ile hem mağdur …’e yönelik olası kastla yaralama suçunu, hem mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçunu işlediği, “olası kastla yaralama” ve “silahla kasten yaralamaya teşebbüs” suçlarının ise aynı neviden olduğu hususunda şüphe bulunmadığı ancak, kasten yaralama suçunun TCK’nin 43/3. maddesinde belirtilen suçlardan olması nedeniyle bu suçta zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı, dolayısıyla aynı neviden fikri içtima hükümlerinin düzenlendiği TCK’nin 43/2. maddesinin ve ayrıca işlenen suçların farklı nevilerden olmaması nedeniyle TCK’nın 44. maddesindeki fikri içtimanın uygulanma olanağının da bulunmadığı gözetilmeksizin, Sanığın mağdur …’e yönelik olası kastla yaralama suçundan ve mağdur …’a yönelik silahla kasten yaralamaya teşebbüs suçundan ayrı ayrı cezalandırılması yerine, yazılı şekilde hatalı değerlendirme ile TCK’nın 44. maddesi uyarınca sadece ağır olan mağdur …’e yönelik kasten yaralama suçundan mahkumiyet hükmü kurulması hukuka aykırıdır.” Yargıtay 3. CD., E. 2019/9660 K. 2019/17213 T. Kasten Yaralama Sonucunda Ölüm Meydana Gelmesi ile Kasten Öldürme Suçu Arasındaki Farka İlişkin Yargıtay Kararı “Sanığın, kendisi ile görüşmek isteyen katılanı suç tarihinde gece vakti boş bir araziye çağırıp olay yerine öldürmeye elverişli suç aleti bıçak ile giderek toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre yanlarında silahtan sayılacak herhangi bir suç aleti bulunmayan maktule ve katılana sopa ve bıçakla saldırması, Katılanın olaydan hemen sonra alınan 31/07/2018 tarihli kolluk ifadesinde ve sonrasında alınan istikrarlı beyanlarında belirttiği üzere kendilerine hitaben “sizi öldüreceğim” şeklinde bağırması, sanık savunmalarının aksine alınan adli raporlara göre yüzünde sıyrık ve kalçada hassasiyet dışında yaralanmasının mevcut olmaması, Maktulün sırt bölgesinden yaralanmasının katılanın olay yerinden kaçmaya çalıştıkları esnada sanığın eylemini sürdürmüş olduğu yönündeki iddialarını doğrulaması, göğüs bölgesindeki diğer yaralanmasının ise kalbe nafiz olup darbe alınan bölgenin hayati öneme sahip olması, nazara alındığında sanığın maktule yönelik eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olduğu değerlendirilmekle kasten öldürme suçundan hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin suç vasfında hataya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulmak suretiyle eksik ceza tayini yapılmıştır.”Yargıtay 1. CD., E. 2020/2710 K. 2020/2234 T. Av. Oktay Altunkaya Bıçakla adam yaralamanın cezası kütüphanede kitap okumak... Çorum'un Kargı ilçesinde bir mahkum, bıçakla adam yaralamak suçundan çıkarıldığı mahkemece kütüphanede kitap okuma cezasına çarptırıldı. Adam yaralamak suçundan gözaltına alınarak, mahkemeye sevk edilen Mehmet Ergin'e 26 ''3 ay süre ile haftada 1 gün, günde 3 saat Kargı İlçe Halk Kütüphanesinde vakit geçirme'' cezası verildi. Kargı Sulh Ceza Mahkemesinin verdiği karar doğrultusunda, Çorum Denetimli Serbestlik ve Yardım Merkezi Şube Müdürlüğü görevlisi ve Kargı Halk Kütüphanesi yetkilileri ile İlçe Emniyet Müdürlüğü tarafından hükümlünün denetlenmesi kararlaştırıldı. Karardan sonra Kargı Halk Kütüphanesine gelerek, üye kaydını yaptıran Ergin, aldığı ceza doğrultusunda kitap okumaya başladı. Ergin, kütüphanede kitap ayrımı yapmadığını her türlü kitabı okuduğunu ifade etti. Evli ve bir çocuk babası olan Mehmet Ergin, işlediği suçtan dolayı pişman olduğunu belirterek, özgür olmanın ve kitap okumanın güzel bir duygu olduğunu söyledi. Bıçakla Yaralama Suçu Şikayet Cezası Yazar UYAR KABA Kategori Ceza HukukuBıçakla Yaralama Suçu Şikayet Cezası KASTEN YARALAMA SUÇU – SANIK İLE MAĞDUR ARASINDA HUSUMET BULUNMADIĞI – KAVGA ORTAMINDA HAYATİ BÖLGEYİ HEDEF ALDIĞINI GÖSTERİR KESİN VE İNANDIRICI DELİL BULUNMADIĞI – KASTEN SİLAHLA YARALAMA SUÇUNDAN HÜKÜM KURULMASI GEREKTİĞİ ÖZET Somut olayda; sanık ile mağdur arasında husumet bulunmaması, ciddi bir engel bulunmadığı halde… Arkadaşlar 18 yaş altı birisi bir sebepten dolayı birisini bıçakla yaralasa ya da öldürse cezası ne olur? Cezai ehliyet sınırı yaş olarak 12 sayılır. Bu yaştan küçüklere hapis cezası verilmez. 12-15 yaş arası için ceza büyük oranda indirilir. 15-18 yaş için normal düzeyde bir yaş sebebiyle indirim alır. Kasten öldürmenin temel hali müebbet iken 17 yaşında biri işlerse 12-15 yıl arası bir hapis cezası öngörülmüştür. Ayrıntısı için TCK 31 e göz atın... Olayın şartlarına göre değişir Birisi bunu dolandırıyor bu çocukta onu bıçaklıyor. Tam kaç yaşında bilmiyorum ya 15 ya 16 dır. Haksız tahrik indirimi alabilir Sayfaya Git Sayfa

bıçakla adam yaralamanın cezası 2015